
Ev sahibi olma hayali kuran milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Gayrimenkul alımında yalnızca konut fiyatı değil, tapu harcı, emlak komisyonu ve KDV gibi kalemler de toplam maliyeti ciddi şekilde artırıyor. Üstelik bu ek masrafların kimin tarafından karşılanacağına dair uygulamadaki farklılıklar kafa karıştırıyor.
Tapu Harcı Kimin Sorumluluğunda? Yasa Başka, Uygulama Başka
Türkiye’de yasal düzenlemelere göre tapu harcı, alıcı ve satıcı arasında eşit şekilde, yüzde 2 + yüzde 2 olmak üzere paylaşılmalı. Ancak uygulamada bu yük büyük ölçüde alıcının omzuna yükleniyor. Satış sürecinde pazarlık gücünü elinde bulunduran taraf genellikle satıcı olduğundan, harçların tamamı alıcı tarafından ödeniyor.
Ayrıca harçlar, çoğu zaman gerçek satış bedeli yerine belediyelerin belirlediği rayiç değerler üzerinden hesaplanıyor. Bu durum, hem alıcıyı mağdur ediyor hem de devletin vergi kaybı yaşamasına neden oluyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu konuda gerçek satış bedeline dayalı yeni bir sistem üzerinde çalıştığı biliniyor.
Komisyonlar ve KDV Faturayı Katlıyor
Satın alma sürecinde karşılaşılan tek ek maliyet tapu harcı değil. Emlak danışmanlarına ödenen komisyon bedelleri de dikkat çeken bir diğer gider kalemi. Türkiye’de alıcıdan ve satıcıdan ayrı ayrı yüzde 2 komisyon alınması yaygın bir uygulama. Bu komisyona yüzde 20 oranında KDV de eklendiğinde, toplam ödeme önemli ölçüde artıyor.
Örneğin 2 milyon liralık bir konut alımında sadece komisyon ve KDV için cebinizden yaklaşık 96 bin lira çıkabiliyor. Bu rakam, birçok vatandaş için beklenmedik bir yük anlamına geliyor.

Dünyada Durum Ne? Türkiye Nerede Duruyor?
Uluslararası karşılaştırmalar da Türkiye'deki uygulamaların özgünlüğünü ortaya koyuyor. Denge Değerleme'nin hazırladığı araştırmaya göre, Türkiye'deki gayrimenkul işlem maliyetleri küresel ortalamanın altında. Dünya genelinde alım-satım masrafları ortalama yüzde 11,7 seviyesindeyken, Türkiye’de bu oran daha düşük kalıyor.
Ancak bazı ülkelerde bu oran çok daha yüksek. Örneğin Rusya’da gayrimenkul işlem maliyetleri yüzde 26,5’e kadar çıkabiliyor. Diğer yandan, İngiltere, ABD, Kanada, İsveç ve İspanya gibi ülkelerde emlak komisyonu yalnızca satıcıdan alınıyor. Türkiye’de ise hem alıcı hem de satıcıdan ücret talep edilmesi dikkat çekiyor.
Kiracılar da Mağdur: Komisyon Yükü Sadece Türkiye'de Değil
Benzer bir uygulama kiralamalarda da göze çarpıyor. Yurt dışında komisyon genellikle ev sahibinden alınırken, Türkiye'de kiracılar da emlakçı komisyonu ödemek zorunda kalıyor. Bu da ev kiralarken dahi ciddi bir mali yük doğuruyor.
Neden Bu Masraflara Dikkat Etmeliyiz?
Ev satın alırken sadece konutun satış fiyatına odaklanmak, gerçek maliyeti gözden kaçırmanıza neden olabilir. Tapu harcı, emlak komisyonu, KDV ve diğer yasal giderler, toplam bedeli binlerce lira artırabilir. Bu nedenle gayrimenkul alım-satımı yapmadan önce tüm masrafların ayrıntılı şekilde hesaplanması, olası sürprizlerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, tapu sahiplerini ilgilendiren bu ek giderler, konut alım sürecini daha pahalı hale getiriyor. Uygulamadaki dengesizliklerin giderilmesi ve şeffaflığın artırılması, hem alıcıyı hem de piyasayı koruyacak adımların başında geliyor.
